Beşinci Çakra – Boğaz Çakrası: 
Çakralar, yüksek zihinsel ve ruhsal diyarlara doğru yükseldikçe, ilerledikçe bu çakralarla ilgili elementler dünyasal olmaktan çıkar.

Gerçek sesimizin nasıl olduğunu, yaşadığımız sürece insanlara söylediklerimizin ‘’gerçekte’’ ne anlama geldiğinin farkına bu çakra ile varırız. 5. çakra boyun, omuzlar, ağız, burun ve kulakları, baş ve kalp arasındaki geçidi içerir.

beşinci çakra

KENDİN OL! Bu çakra ile mümkündür.

Özde kim olduğunuz gerçeğine ulaşmanın en harika yollarından biri, kendi sesiniz üzerinde çalışmak ve onu sevmekle başlar. Bu dünya sözle yönetilir ve sözü yüzeysel olan kişi de yüzeysel demektir. Sözler önemsiz değildir. Sözler gerçek güçtür. Tüm evren manyetik bir alandır. Eğer pozitif sözcükler üretirsek sevgiyi, negatif üretirsek nefreti hissederiz. Sözlerimizle olayları gerçek yaparız. Sözlerimizin gücünün ve nasıl konuştuğumuzun bedenimizi, zihnimizi ve ruhumuzu etkilediğinin gerçekten bilincine vararak, yaşantımızı sözlerin gücüyle değiştirebiliriz. Ruhun sesi, bir çan kadar berrak çınlar.

Olumsuz bir düşünceye kapıldığınızda, bunu olumlu bir düşünce ile yenin, olumsuzluğun tersini zikir gibi tekrar edin, en İYİ sonucu alacaksınız. Bir arkadaşıma ne zaman ‘’hayat nasıl gidiyor’’ diye sorsam hep ‘’gerçekten zor gidiyor’’ derdi: ona bu cümleyi 40 gün boyunca sözlüğünden silmesini sadece hayatında neler olup bittiğini görmesi için bunu denemesini istedim. Bu çok zor bir şeydi. Buna inanmıyordu, ama sonuç muhteşemdi.

NE SÖYLÜYORSANIZ O’SUNUZ

Söylediğimiz sözler önemlidir ve bedenimizde güçlü bir şekilde etkileri görülür, hele kötü ya da sert iseler dokularımızda hücre tahribatına neden olur. Kendinizi kabullenme sevgiyle güçlendirmek isterseniz şu pratiği yapın: “istiyorum” ve “ben varım”.

Boğaz çakramızı açmak ve doğruyu söyleme yeteneğimizi geliştirmek için bu şekilde belirli sözcükleri tekrarlamak beynimize olumlu duyguları güçlendiren ve hücresel kodlanmamız içindeki eski yaralarımızı iyileştiren mesajlar göndermemizi sağlar.

Belirli bir sesi tekrarlamaya dünyanın her yanındaki kültürlerde rastlanır (bizde zikir).
Şifa veren sesler: bir doktorun sesi insan sesi veya müziğin tedavi edici gücü ve bedenin %70 i sudan oluştuğu ve ses suda kolayca iletildiği için su sesinin hücresel düzeyde iyileşme sağladığı iddia edilmektedir. Düzenli sesler meditasyon, yoga, nefes çalışmaları. Tüm bu yöntemler gerilimi azaltmada bedeni güçlendirmede ve kişiye huzur vermede işe yaramakta ve hayatları değiştirmektedir.

Size acısız bir değişim sözü veren birinin bir yalan satmaya çalıştığına inanın!
Bazen değişimle birlikte kayıpların da geldiği yadsınamaz; sizin için sağlıklı olmayan bir şeye yapışmak asla mutluluk getirmez.

Eğer değişim çok hızlı ya da yoğun olursa zamanla bilinç altımız direnmeye başlar. Bazen insanlar bilinçsiz olarak kendi karakterlerinde gerçek değişiklikler yapmak yerine bir başkasını suçlamanın daha kolay ve daha rahat olduğuna karar verirler. Bu ‘’bende yanlış giden bir şeyin aslında nedeni sensin’’ sendromudur. Eğer hayatınızın herhangi bir bölümünde mutsuzsanız onu değiştirebilecek kişi de sizsiniz. Size ne zaman susmanız söylense, boğaz çakranızın bir bölümü kapanır, burnunuzdan aldığınız her temizleyici nefesle boğaz çakranızda açılmaya ve iyileşmeye başlar.

Sağlıklı bir diyet işe zevki karıştırmaz;önemli olan dengedir. İyileşme ve gelişmenin zorlayıcı yanlarından biri olan denge yeteneği bedenimizde boynumuzdur. Başımız ve kalbimiz arasındaki dengeyi sağlamak hayat kalitemizin en önemli etkenlerinden biridir ve bu denge sevecenlik, iyilik olarak adlandırılır.

Dürüstlük bir şeydeki küçük gerçeklerden daha önemlidir. Bu, eyleme dönüşmüş dürüstlüktür.

Eğer 5. çakra hastalıkları ya da bağımlılıklarınız varsa ve bunlar hayatınızı etkiliyorsa, bedeniniz sizi uyarmak için bilgiyi tek dil olan acı ve rahatsızlığı kullanarak size bir dengesizliğin süre gittiğini söylemektedir. Bunlar kalıtsal hastalıklar değildir. Ruhunuzun kendi gerçeğini bağırarak söyleme gereksinim ile doğrudan ilişkilidir.

1. Köpek gibi solumak=köpek solunumu
-Ağzınızı açarak oturun, dilinizi olabildiğince dışarı çıkarın ve tıpkı bir köpek gibi hızla nefes alıp verin. Diyafram ve göbek deliğinin gücünü de bu nefese ekleyin. Nefes aldığınızda göbek deliği dışarı doğru çıksın, nefes verirken göbek deliği içe doğru gelsin.
-Karnınızı bir pompa gibi kullanın, 1, 5 dakika sonra soluk alış veriş sesinizin gırtlağınıza doğru inmesine izin verin.
-Bunu 3 dakika kadar yapın.

Bu sayede bedeninizde ve gırtlak çakranızdaki toksinler temizlenir, kendinizi yorgun hissediyorsanız canlanırsınız, virüsten kaynaklanan hastalıklardan kurtulmayı ve sezgi gücünüzü artırmayı başarabilirsiniz. En önemlisi de eski yalan ve korkularınızı temizlemenize yardım eder, sizi doğruyu söylemeye yönlendirir.

2. Şarkı söylemek
3. “İstiyorum ve ben varım” egzersizi
4. Boyun hareketleri

Beşinci çakra boğazın önünde yer alır, kişisel ihtiyaçlar ile ilgili sorumluluk alabilme ile ilgilidir. Nasıl ki yeni doğmuş bebek annesinin göğsüne bastırıldığında beslenmek için emmek zorundadır. Bütün hayat boyunca geçerlidir. Kişi olgunlaştıkça ihtiyaçlarını gerçekleştirmek işi kendi omuzlarına binmektedir. Kişinin hayattaki eksiklikleri yüzünden başkalarını suçlamayı bırakıp, ihtiyaçlarını ve isteklerini yaratmak için harekete geçtiğinde iyi işliyor demektir. Bu merkez, kişinin kendisine doğru gelen şeyi almak açısından hangi konumda olduğunu gösteren yerdir. Bu da kişinin imgelemesi ile ilişkilidir. Kişi dünyayı olumsuz görüyorsa, verilen şeylere şüphe ve olumsuz bakış getirecek, düşmanlık bekleyecek, sevgi yerine vahşet ve aşağılanma bekleyecektir. Olumsuz beklentiler, evrendeki ‘’benzer benzeri çeker’’ yasası ile ona bu olumsuz girdileri çekecektir.

Bu açma-kapama süreci, alma-verme ile ilgili yanlış anlamaların hepsi, iyicil ve besleyici bir evrene güvenmeye dönüşünceye kadar sürer.

Bazen 5. çakranın arkasında meydana gelen özümseme unsuru, kişinin toplum, mesleği ve yaşıtları içindeki benlik hissi ile ilgilidir. Eğer kişi yaşamın bu parçasında rahat hissetmiyorsa, kendine güven eksikliğini telafi etmek için bu rahatsızlık aşırı gurur ile örtülebilir.

Boynun arkasındaki merkez, kişi başarılı, işinde güvenli ve yaşam mesleği olarak seçtiği işten tatmin duyuyorsa genellikle açıktır. Eğer kişi zorlu bir meslek seçmiş ve bunda da üstüne düşeni yapabiliyorsa merkez oldukça sağlıklıdır. Kişi profesyonel anlamda başarılıdır ve evrensel alan bu anlamda kişiyi besler. Eğer durum bu değilse kişi elinden gelenin en iyisini yapmamaktadır. Başarısızdır ve bu eksikliği gururu ile örtmeye çalışmaktadır. Daha iyisini yapsa ya da daha çok mücadele gerektiren bir işe girse daha iyi olacağını gizli gizli bilmektedir. Ancak bu kişi ikisini de yapamaz ve altta yatan gerçek umutsuzluktan kaçınmak için gurur ile savunmaya geçer. Aslında hayatta başarılı olmadığını bilir. Muhtemelen kurban rolünü oynayacaktır. Hayat ona büyük becerisini geliştirmek için fırsatları vermemiştir. Bu gururun salınması gerekmektedir, acı ve ümitsizlik de açığa çıkartılmalıdır.

Bu merkezde, kişinin çok istediği bir şeyi yapmak için harekete geçmesine engel olan BAŞARISIZ OLMA KORKUSU da yer alır. Ayrıca kişisel arkadaşlıklar ve genel sosyal yaşam ile de alakalıdır. İlişkiden kaçınarak kişi kendini ortaya koymaktan kaçar ve bir yandan beğenilmeme korkusu, bir yandan da rekabet ve ‘’senden daha iyiyim, benim kadar iyi değilsin’’ türü bir gururu barındırır. Reddedilme hislerimiz içerden kaynaklandığından ve sonra biz onları diğerlerine yansıttığımızdan reddedilmekten kaçmak için diğer insanlardan kaçınırız. Arzuladığımız mesleğe girme şansını kullanmak, özlediğimiz temasları kurmak ve bu duyguları serbest bırakmak bu çakrayı açma yollarıdır.

İlgili Bölgeler/Sistemler : Tiroid bezi, boyun, boğaz, çene, kulaklar, ses, soluk borusu, bronşlar, yemek borusu, kollar. Bu çakra fiziksel seviyede sinir sistemini, kadın üreme organlarını, ses tellerini ve kulakları yönetir. Tiroid ve paratiroid adındaki içsalgıbezleri bu çakrayla ilişkilidir.

Boğaz çakrasındaki dengesizlikler astım, baş dönmesi, alerji, anemi, yorgunluk, larenjit, boğaz ağrıması ve adet sorunlarına yol açabilir. Aynı zamanda cilt ve solunum sistemi sorunları yaratmaya da eğilimi vardır. Bir boşluk hissi ve kendini ifade etme zorluğu gibi durumlarla da karşı karşıya kalınabilir.

Tiroid Bezi: Tiroid bezi boynun orta kısmında yer alır. Erkeklerde adem elması denen yapının yanlarında birbiriyle ortada birleşen iki parçadan oluşur. Bu içsalgı bezinin aktif hormonları tiroksin (tetraiyodotironin) ve triodotironindir. Bunlar yüksek miktarda iyot içerirler. Tiroid tarafından salgılanan tiroksin, hipofız bezinin ön tarafta bulunan lobu tarafından salgılanan tiroid uyarıcı hormon (TSH) tarafından düzenlenir.

Bu içsalgı bezinin görevleri şunlardır:

a) Vücudun bazal metabolizmasını düzenlemek,
b) Hücre yenilenmesine yaptığı etki nedeniyle; sık yenilenen dokuların (saç, deri, üreme hücreleri) sağlıklı olmasını sağlamak,
c) Sinir sisteminin hassasiyetini arttırmak,
ç) Salgısını doğrudan doğruya kana veren diğer içsalgı bezleriyle işbirliği yaparak vücuttaki endokrin dengesini yerinde tutmak,
d) Çocukluk sırasındaki zihinsel gelişmeyi ve öncelikle vücut büyümesini sağlamak.

Bu hormonların çok fazla salgılanması hipertiroidi isimli bir hastalığın ortaya çıkmasına sebep olur. Bu durum genellikle tiroid bezinin büyümesi şeklinde meydana gelen guatr hastalığı ile ilintilidir. Belirtileri ise göz kürelerinin büyümesi, hızlı nabız atışı, aşırı terleme ve genel sinirlilik halidir. Kişi yeteri kadar
yemek yese de artan bazal metabolik oran yüzünden ince kalır. Bu salgının gereğinden fazla olmasının salgılarını doğrudan kana veren iç salgıbezleri üzerindeki etkileri yüzünden adet dönemlerinde de dengesizlikler oluşabilir.

Bu bezin az salgılama yapmasının etkileri yetişkinlerde ve çocuklarda değişiktir. Bu hastalık yetişkinlerde miksödema veya hipotiroidi olarak bilinir ve belirtileri fazla salgılama durumundakinin tam tersidir. Kişi kilo almaya yatkınlık gösterir, cildi kuruyup kalınlaşır, saçları azalır ve uyuşuk bir halde bir
köşede oturmaya meyillidir. Metabolik oran yavaşlamıştır, bu yüzden kişinin vücudunda soğuma görülür. Bebeklikte meydana gelen duruma ise kretinizm denir. Büyümenin durması ve zihinsel gelişimdeki başarısızlıkla kendini gösterir.

Paratiroid Bezleri: Her biri bir mercimek büyüklüğünde olan dört paratiroid bezi vardır ve bunlar tiroid bezinin dört kutbunun arkasında bulunur. Bu bezler vücudun kalsiyum metabolizmasını düzenleyen parathormon adında bir hormon salgılarlar. Bu hormonun az salgılanması durumu tetani (aralıklı kas kasılması) olarak bilinir. Böyle bir durum meydana geldiğinde vücut, kalsiyumu harekete geçirip
kullanamaz böylece de kandaki kalsiyum miktarı düşer. Belirtileri kas kasılmaları ve sinir sisteminde aşın hassaslıktır. Hormonun fazla salgılanması ise kandaki ve idrardaki kalsiyum miktarını yükseltir. Bu da öncelikle kemik erimesine ve ardından eriyen kemiğin diğer dokularda depolanmasına (osteitis fibrosa) yol açar.

Boğaz Çakrası dengeli faaliyette değilse karşılaşılabilecek muhtemel sorunlar: Astım, baş dönmesi, alerji, anemi, larenjit, boğaz sorunları, yorgunluk, saç-cilt ve solunum sistemi sorunları, guatr, tiroidit.