Kalp Çakrası ( Dördüncü Çakra)
Bedenin en güçlü çakrasıdır. Kanınız, bedeninizdeki her organı beslemek için bu merkezden pompalanır. Olaya ruhsal bakarsak, gökyüzü ya da cennet ve yer bu merkezde birleşir. Kalpten duanın gücü bundandır.

KALP, SEVGİNİN VAR OLDUĞU MERKEZDİR.

dördüncü çakraBu farkındalık merkezi sayesinde, ’’BEN’’ kavramının ‘’BİZ’’ e dönüşümü mümkün olmaktadır. Kalp, sevginin çeşitli ifadeleri olan pek çok duyguyu yayar; sıcaklık, sevecenlik, ihtiras, iyilik, nefret. Dünyadaki her duygu kalp merkezinden yayılır. Hayata, zenginlik, derinlik ve anlam veren bu merkezdir. İhtirası denetler. Kişinin sezgileri ile denetlenmediği zamansa, yıkım getirir. Kalp çakrasının titreşimi ve ritmi o kadar güçlüdür ki saklamak ya da belli etmemek gibi bir şey mümkün değildir. Nasıl konuşacağınızı, ne tür titreşim yayacağınızı bilirseniz, ’’ben’’ ve ‘’sen’’ değil, ‘’ biz’’diyen titreşimler yayarsınız.


KALBİNİZ, BAŞKALARINA AÇIK DEĞİLSE, SİZE DE AÇIK OLAMAZ.


Korku duygusu, kalp çakrasında başa çıkılması gereken karanlık yandır. Bu korku, sevgi duyduğumuz şeyi kaybetmekten korkmaya, bir başkasını fazlaca korumaya ve onun ihtiyaçlarının sizinkilerin üzerine çıkmasına izin vermeye kadar varır.

Sevgi, korkunun tersidir. Minnettarlık, korkudan kurtulmanın ilk adımıdır.

Karşınızdaki kişinin siz olduğunuzun farkına varmak işinizi kolaylaştırır. Minnettarlık duymayı günlük hayatımıza geçirmek zorundayız. Günün her saatinde, evde, işte, çarşıda kısaca nerde olursak olalım, düşmanca duygularımız uyandığında nefes egzersizi (burundan al-ağızdan ver, burundan al-burundan ver) yapalım. Eğer kötü bir insan veya olayla karşılaşırsanız, yaradana öyle olmadığınız için şükredin, iyi bir insan veya olayla karşılaşırsanız, iyi bir şey gördüğünüz için ve o kişi siz de olabileceğiniz için yaradana şükredin, teşekkür edin.

Kalp rahatsızlıklarının, akciğer hastalıklarının ve göğüs kanserinin bu bölgede olduğunu bilirseniz korku ve bağımlılığın neden olup insanı nasıl öldürdüğünü anlarsınız.

Hayatta işe yarayan iki güç vardır: Sevgi ve Korku, bir madalyonun iki yüzü gibidir. Korku duyduğunuzda bununla baş etmeniz gerekmektedir. Korkudan minnettarlığa geçiş için ruhsal ve bedensel çalışmalar yapmak, hayatınızı ve sağlığınızı daha iyiye gidecek şekilde değiştirecektir.

İnsanlığın en büyük korkusu ölüm ve ölme korkusudur. Herkesin yüzleşeceği bu deneyimden korkmak aslında aptalcadır. Ölümün getireceği acı ve belirsizliktir bizi korkutan.

 

ÖLMEK BİR SANATTIR. YÜCE KİŞİLER, YÜZLERİNDE BİR GÜLÜMSEMEYLE ÖLMEYİ ÖĞRENEN KİŞİLERDİR.


Bedeninizin sahibi değilsiniz;onun kiracısısınız ve bu süre bitince onu teslim edeceksiniz. Bedeniniz, Allah’ı sevmeyi öğreneceğiniz evinizdir. Bu bedenle hayata geliyoruz. Çünkü Allah sevgisini burada tam olarak yaşayabiliriz. İnsanlar üzerinde denetimi olmayan bir şey olduğunda sanki kendilerine karşı yapıldığını düşünerek ‘’endişeleniyorum’’ derler. Fakat bu doğru değildir. ENDİŞELENİYORUM, çünkü bunu seçiyorum demek daha doğrudur.

Size güç veren nedir? DÜŞÜNCELERİNİZ
Sizi uyandıran nedir? DÜŞÜNCELERİNİZ
Sizi mahveden nedir? DÜŞÜNCELERİNİZ,
DÜŞÜNCELER sizi geliştirmek içindir.

Her göz kırpışınızda zihninizden binlerce düşünce geçer. Peki siz hangisini düşünmeyi seçiyorsunuz?. . . . . Genellikle olumsuz olanları, çünkü onlar olumludan daha güçlüdür.

Zihin eğitilebilir ve en iyi şekilde de sevgi, övgü ve sevecenlik kullanılarak eğitilir. Burada tutum çok önemlidir. ’’Minnettar olma tutumu’’ bedenimizdeki belirli alışkanlığı nasıl değiştireceğimizle ilgilenir, sonra zihinsel, duygusal ve ruhsal tepkimizi değiştirmemize yardım etmek için bedensel düzeltmeyi kullanır.

Endişelendiğinizde, bedende gerginleşen ilk kasınız dilinizdir. Gerildiği an nefesinizi ve kalp merkezini karıştırır. Nerede olursanız olun hemen dilinizi dışarı sarkıtıp, çenenizi gevşetip, burundan nefes alıp ağızdan verin. Minnettar olmayı düşünün, omuzlar gevşemiş, kalp merkezinin arkası açılır, akciğerlerin genişlemesi için yer açılır, kalp atışları yavaşlar, tansiyon düşer.

Bu endişe sırasında bu bana ne kazandırır?ne kadar önemlidir?sorularını sorun.

İlgili Bölgeler/Sistemler : Kalp, dolaşım sistemi, akciğerler, solunum sistemi, bağışıklık sistemi, kollar, eller, deri. Kalp çakrası fiziksel seviyede kalp, dolaşım sistemi, akciğerler ve solunum sistemi, bağışıklık sistemi, kollar ve ellerle ilgilidir. Bu merkezle ilgili olan bez timustur. Ama gerçek anlamda bir içsalgı bezi değil bir organdır. Çünkü hormon değil hücre üretir. Timus doğumdan ergenlik çağı sonuna kadar aktif olmasına rağmen yetişkinlerde körelmiş bir yapı haline dönüşür. Aktif zamanlarında lenfositlerin özel bir alt tipi olan hatırlayıcı lenfositler de dahil tüm lenfositlerin üretiminden sorumludur.

Yetişkin dönemde bu görevi lenf bezleri,kemik iliği ve dalak devralır. Bu organlarda tüm kan hücrelerinin annesi niteliğinde doğurgan hücreler kanda gerekli olan hücreleri üretir. (alyuvar, akyuvar) Kalp Çakrası dengeli faaliyette değilse karşılaşılabilecek muhtemel sorunlar: Kalp ağrısı, kalp krizi, yüksek kan basıncı, yorgunluk, nefes almada güçlük, tansiyon, uykusuzluk, sinirlilik, paranoya, kanser, astım, alerji, bağışıklık sistemi ile ilgili sorunlar.